29 Mart 2010 Pazartesi

FOURFOURTWO NİSAN 2010 SAYISI + MANCHESTER GEZİSİ



Tamam, kapak yıldızımız Elano bey, derbide hayalet gibi yürüdüler ama zaten bize daha çok süper oynadığı Brezilya Milli Takımı, en yakın arkadaşlarından Kaka ve Brezilya'nın Dünya Kupası şansını anlattı kendisi... Erdem Kabadayı pek uğraştı ve soğuk görünümlü bir adamdan olabilecek en sıcak röportajı çıkararak nasıl "sıcak iş" gazetecisi olduğunu bir kez daha kanıtladı...
Bir de kapak süper olmuş cidden Erdem Çelik ve Ferit Kurtar'ın artık klasikleşmiş tasarım zanaatkarlıkları ve Ali Eren'i bile güzel çekmeyi başaran fotoğraf sanatçılığı sonucu...

Kapak Elano ama kapağın içindekiler 1982 Brezilya Milli Takımı misali maşallah:Sarper Diktaş önderliğindeki Rafet Baran Eryılmaz, Kaya Adalı, Oğuz Öztürk, Burak Eren destekli altıpas sayfaları rengarenk yine: Mustafa Denizli kaç yılında kendisini 123 yaşında hissediyordu? Beşiktaş hangi Danimarka efsanesini transfer edecekti? Ada'da eşini aldatmayan tek futbolcu kim? Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ta hangi numaraları giyersen lanetlenmekten beter olup tepetaklak düşüyor, sonra hiç iflah olamıyorsunuz? Guardiola da tüm farklı insanlar gibi düşüncelerini (yani sahada Barcelona'ya oynattığı taktiği) mi giyiyor? Pique bey, Bernabeu'daki Şampiyonlar Ligi finali için neler diyor, Müslümanlığı seçen Abel Xavier yeni adını neden Hakan Şükür yapmadı? Hangi yıldızlar bir maç sonra yeni sözleşme imzaladıkları takımlarını terk edip sırra kadem bastılar?

Altıpas'ın bittiği yerde büyük buluşma başlıyor:
Bu perşembe gecesi 22:00'dan itibaren http://www.1903radyo.com/ 1903 radyoda beraber "Futbol Disco" isimli programı yapacağım Pascal Nouma neden Türkiye'ye geldi? Temelli mi geldi? Ümit Milli Takım'dan aynı zamanda da askerlik arkadaşı olan Zidane'a neler öğretti? Sahi idol Nouma'nın idolü kim? Nouma'ya göre halen Türkiye'de güzide ekiplerimizden birini çalıştıran hangi teknik adam en büyük yalancı?


Hemen ardından bu kez global düzeyde çok büyük bir buluşma:
Barcelona'dan sonra Manchester United'a da sponsor olan THY sayesinde Manchester'a Man Utd'ın mabedi Old Trafford'dayız... Mustafa Sapmaz'ın seçtiği talihli FourFourTwo yazarı ise allaha binlerce şükür benim!

Liverpool'u sevdiğimi ve bundan gurur duyduğumu öğrendikten sonra Alex Ferguson'un beni kovması ve benim şaka olduğunu anlamadığım için çıkmaya hazırlanırken söyledikleri... Liverpool'u sevmem yetmezmiş gibi Beşiktaşlı olduğumu anlayınca ettiği laflar... Adam sör ama umrunda değil tam bir şakacı şirin kendisi...
Tabii THY bizi sadece Old Trafford'a maça götürmedi, Manchester United müzesini geze geze bitirmedik ama nasıl bitirelim ki: Efsane bek Denis Irwin, Andy Cole ya da orada kendisini tanımayan hanımlara tanıştırdığım adıyla "Endi Gol" oradaydı...



Bu arada Economist dergisinin yazı işleri müdürü Asım Abi ve Sabah gazetesi Ekonomi müdürü Tarık Yılmaz adeta FourFourTwo fotoğrafçısı gibi çalıştılar...
Irwin baba bizi Bobby Charlton'la tanıştırdı...

Sonra neden Bobby Charlton'ın boynumdaki George Best kaşkolüne tip tip baktığını anlattı...
Hepsi şahaneydi ama asıl futbol cenneti yaşayan futbol müzesi Ryan Giggs ve Manchester'ın geleceği Darren Fletcher'la Türk futbolu üzerine yaptığımız röportajlar oldu. İdolü Türkiye Ligi'nde de forma giymiş bir Hollandalı olan Fletcher süper çocuk, tam bir İskoç ve en büyük hayali de milli takımda oynarken İskoçya'nın İngiltere'yi yenmesi... Premier Lig'deki tek temsilcimiz Tuncay Şanlı ile ilgili anlattıkları, söyledikleri ise çok ilginç!
Giggs mi? Kelimeler yetmez o anı anlatmaya... Dün gibi aklımda kolu kırık olduğu için elimizi sürekli sol eliyle sıkıp her seferinde özür dilemesi ve ona cevap olarak söylediklerimiz...




Manchester seferi anlat anlat bitmez, her bir şeyi dergiye yazdım zaten...
O yüzden geçelim başka neler var FourFourTwo Nisan 2010 sayısında:
Hilal Gülyurt, Alex ustanın beraber oynamak istediği genç yıldız Ceyhun Gülselam, kendisine küfür edildikçe daha da iyi oynadığını itiraf eden Anadolu panteri Ömer Çatkıç, Süper Lig’in faal en golcü ismi Cenk İşler ve Nouma'nın büyük yalancı dediği eski hocasıyla olan meşhur gece gezmelerinden Bülent Korkmaz'ın markajından kurtulmak için özel dövüş dersi alan Feyyaz Uçar'la her zamanki tadından yenilmez röportajlarından yaptı...

Akşam istihbaratın fotomuhabiri Cem herkesin gitmeye korktuğu 2010 Dünya Kupası evsahibi Güney Afrika'ya gitti ve birbirinden renkli fotoların fonunda aslında korkacak hiçbir şey olmadığını aksine haziran'da Afrika'nın ne kadar eğlenceli olabileceğini FourFourTwo için yazdı...
Sarper Diktaş ise tabii ki her zamanki gibi arı gibiydi, özellikle ben Manchester'da futbol cennetinde kendimden geçerken bana nazire yaparcasına oğlu Beşiktaş kendisi Marsilya delisi olan Olivier Guilbaud'nun düzenlediği İstanbul’daki “Sadece Bir Oyun Mu?” sergisini gezerken Guilbaud ile harika bir söyleşi kaleme aldı... Tıp doktorlarına taş çıkartan Milan Laboratuarı çevirisi ise bildiğin ballı kaymak tadında...
Orjinal ingiliz edisyondan yine Sarper Diktaş'ın çevirdiği Samuel Eto’o röportajı da çok renkli hele hele Guardiola, Mourinho kısımları pek şahane!
Jimmy Jump bey de Barcelona öykülerinin bonusu...
Tekrar Gösterim köşemizde ise araştırma üstadı Erdem Kabadayı Türkiye’ye 20 yıl sonra geri dönen Guus Hiddink’in karanlık günlerini kaleme aldı... Bazıları zamanında Fenerbahçe'deyken Hiddink'i öyle bir karalamışlar ki okurken dudaklarım uçukladı...

Bendeniz ayrıca Bilardo isimli bir deli-dahi hoca ile genetik mucize Maradona'nın Arjantin’e 1986 yazında Dünya Kupası'nı nasıl kazandırdıklarıyla ayağından çıkan her bir topun binlerce çiçek açtıracak kadar güzel olduğunu düşündüğüm renkler ötesi ikon Pierre van Hooijdonk'u kaleme aldım...
Hepsi çok güzel tabii ama bence en güzel kısmı en sona bıraktım: Birisi geçenlerde televizyonda "Türkiye'de Eskişehirspor Bandosu'yla röportaj yapacak vizyonda muhabir, gazeteci yok ülkemizde efendim!" diyordu... Kıs kıs gülüyordum haline çünkü o esnada Hilal Gülyurt öncülüğündeki FourFourTwo heyeti Bando Es Es'le kah röportaj yapıyor kah onların aletlerini taşımaya yardım ediyordu...
"O kişi" bu vizyonu yine yok saymaya devam edecektir ama hiç mi hiç umrumda değil kendisi ve kendince her şeyi bildiğini zannetmesi! O kadar güzel sayı oldu ki, Elano'nun vasat performansına rağmen bu seferlik içeriğimiz "kapak" olsun! Şaka şaka, umrumda değil o hizipçi kuru sayıklamacılar! Giggs ile röportaj yaptım ya artık gözüm açık gitmem asla!

6 yorum:

Mesut Tok dedi ki...

Abi ne diyeyim sana, helal olsun vallahi...

Marsilya Ruleti dedi ki...

Senin yerinde olmak için neleri vermezdim Ali abi..hakikaten,neyi vermezdim acaba?..Sana imrenmemek mümkün değil abi..

canarino giallo dedi ki...

süpersin Ali abi :)

fatih dedi ki...

abi giggsi ne zaman görsem fenerbahceye attığı o müthiş kafa golü gelir aklıma:)))

Ah min'el aşk... dedi ki...

ali abi bu erdem kabadayı, bilgi üniversitesi tarih bölümünden; mustafa erdem kabadayı mı yoksa?

Zinedine Zidane dedi ki...

Andy Cole, sahaya çıksa halen oynar gibi duruyor:)