6 Şubat 2011 Pazar

GÜNEŞ’İ GÖREMEYİNCE!

Trabzonspor’u zirveye taşıyan, Selçuk-Colman ikilisi yönetimindeki harika kısa pas trafiğiydi. Şenol Güneş’in Trabzonspor’a aşıladığı bu Karadeniz soslu tiki taka, hem estetik hem de istatistik açıdan bordo-mavilileri ihya etmişti. Selçuk sezonun ilk yarısının dikine en çok isabetli pas veren oyuncusu olurken, Engin ve Burak gibi Uğur Meleke’nin “32.5 numara ayakkabı misali” olarak nitelediği, herkese uymayan ama uydu mu da tam oturan futbolcu profilleri ise ekstra fark yaratmıştı.
Maçtan önce üniversitedeki sıra arkadaşım Erdem Egemen aramıştı: “Dayanamadım, atladım Trabzon’a geldim çünkü en büyük rakibimiz telaşımız, stresimiz. Ne yapıp yapıp herkesi sakinleştirmemiz, bizi şampiyonluğun en büyük adayı yapan sakin ve akil futbola dönmemiz lazım!”
Ancak Trabzonsporlu oyuncular maça o kadar stresli başladılar ki sanki ilk ayağı 5-0 kaybedilmiş bir kupa maçının rövanşını oynuyorlarmış gibi Trabzon tiki takası “akil atak”lardan çok “panik atak”lar geliştirdiler. Hâlbuki Erdem’in %1’i kadar sakin olabilselerdi, ilk yarıda buldukları pozisyonlarda maçı rahatça koparabilirlerdi.
Şenol Güneş, o dakikalarda defalarca kulübesinden çıkıp “akil futbol”a dönmeleri için oyuncularını uyardı. Bir ara yüzünde öyle bir ifade vardı ki adeta “Çocuklar, Allah eğer futbolu bu şekilde havadan oynamamızı isteseydi yeşil sahaları bulutların üstünde yaratırdı” der gibiydi.
Son 15 dakikada ise sanki son 1 dakika kalmış kadar telaşlı top şişirmelerle işler iyice sarpa sardı. “5 dakika uzatma” tabelası kalktığında Onur aut atışını kullanacakken ısrarla birilerinin gelip topu almasını, oyun kurmasını bekledi ancak kimse gelmeyince o da topu dikmek zorunda kaldı. (Bence) O an adeta dün gecenin Trabzon açısından özetiydi.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

bu durumun oluşmasında bence birazda şenol hocanın ve ekibinin etkisi var.çok fazla takımı gerdiler.o coşkuyu yaşayamadılar ilk yarı sonunda.aşırı tedbirli demeçler verdiler.takım süper lig tarihinin en iyi ilk yarı performanslarından birine ulaşmış ama şampiyonluk coşkusunu kısıtlayan demeçler veriliyordu.2.yarı hazırlıklarına en erken başlayan takım oldular.sanki düşme potasındaki gibi takıma ceza verdiler.an'ı yaşayamadılar.keza yabancılarada devre arası gerekli izinler çıkmamıştı.bu da sorun oldu.hep sıktılar..
42 puan almış bi takıma devre arası takviye yapmalarıda oldukça gereksizdi.bu puanı almış oyunculara da haksızlıktı.

localheroooooooo dedi ki...

her yükselisin bir açalışı var önemli olan alçalışın psikota
bağlanmaması amiyane tabirle.şenol
hoca buna bir çare bulur gibime geliyor.kendisinin emek ve deneyimşinemuhakeme gücüne sonsuz saygımız var..taraftarın da olmalı.
selçuk gelecek sene hayallerine kapılmamalı ve defans toparlanmalı
gol yolları yaratılmalı.top havaya dikilmemeli.ne olursa olsu anadolu devrimi bu durmak zamanı değil...

localheroooooooo dedi ki...

her yükselisin bir açalışı var önemli olan alçalışın psikota
bağlanmaması amiyane tabirle.şenol
hoca buna bir çare bulur gibime geliyor.kendisinin emek ve deneyimşinemuhakeme gücüne sonsuz saygımız var..taraftarın da olmalı.
selçuk gelecek sene hayallerine kapılmamalı ve defans toparlanmalı
gol yolları yaratılmalı.top havaya dikilmemeli.ne olursa olsu anadolu devrimi bu durmak zamanı değil...