13 Aralık 2010 Pazartesi

Simao Sabrosa ve Hugo Almeida

Simao Sabrosa:
ESKİ “YENİ FİGO”

Simao, ülkemizde Sporting Lizbon olarak bilinen ama kulüp başkanının Türk gazetecilere ısrarla belirttiği gibi asıl adı Sporting CP olan dünyaca ünlü açık oyuncuları yetiştiren kulübün sayısız “Yeni Figo” adaylarından birisiydi. İlk olarak 1996’da Avrupa şampiyonu olan Portekiz U-17 Milli Takımı’nda adını duyurdu.

19’unda Barcelona’ya
Son 15 yılda Figo, Cristiano Ronaldo, Quaresma gibi yıldız açık oyuncularının yetiştiği Sporting CP altyapısının ilk “Yeni Figo”su olarak lanse edilen Simao, bizzat Figo’yla beraber oynamak için 1999 yazında 19 yaşındayken Barcelona’ya transfer oldu.
2000 yazında Figo’nun Barcelona kaptanıyken Real Madrid’e rekor transferi üzerine herkes Simao’dan “Yeni Figo” lakabının hakkını vermesi ve Katalan devine “ihanet eden” vatandaşının yerini doldurmasını bekledi.

Beşiktaş’a karşı varlık gösteremedi!
19 Eylül 2000 günü Beşiktaş’ın tarihi bir zafere imza atarak Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’yı 3-0 yendiği maçta da 77 dakika forma giyen Simao, Figo’nun yerini dolduramamakla kalmadı, o sezon hayal kırıklığı yaratan Barcelona takımındaki yerini de kaybetti.

Portekiz’in kartallarıyla yeniden doğdu
2001 yılında saha dışında kendisi de “Figo’luk yaparak” Sporting’in ezeli rakibi Sporting Lizbon Benfica’ya giden Simao, kısa sürede harika futboluyla Portekiz’in kartallarının gönlünde taht kurdu ve takım kaptanlığına getirildi. Altı yıl boyunca daha çok kanatta oynamasına rağmen takımın en golcü ismi olmayı başaran ve 11 yıl sonra gelen şampiyonlukta büyük katkısı olan Simao, Portekiz Milli Takımı’nın da banko oyuncusu olmayı başardı.

4 yıl önce Manchester Utd istiyordu!
2006 yazında başta Liverpool ve Manchester United olmak üzere dev kulüplerin gözdesi olan Simao, kulübü çok yüksek bonservis bedelleri talep edince soluğu bonservisine 20 milyon euro ile en çok para veren Atletico Madrid’de aldı.
Geçtiğimiz yıl Atletico’nun UEFA Kupası’nı kazanmasında önemli bir rol oynayan 31 yaşındaki oyuncu, temsilcimiz Galatasaray’a attığı golle İspanyol ekibin UEFA Ligi’nde yoluna devam etmesini sağlamıştı.

FIFA 2010’un kapak yıldızı
Simao da tıpkı vatandaşı Quaresma gibi genç Beşiktaşlıların kalplerinde daha sahaya çıkmadan taht kuracak bir isim. Daha önce çocuklara futbol öğreten videolarda rol alan 31 yaşındaki yıldız oyuncu, Frank Lampard’la beraber dünyaca ünlü futbol oyunu FIFA 2010’un Portekiz versiyonunun kapağında yer alıyor.


Harika frikiklerinin yanı sıra havası ve temposunu bulduğunda her türlü savunmacıyı geçebilecek dripling yeteneklerine sahip oyuncunun tek sorunu gençliğinden beri fizik-kondisyonundaki istikrarsızlık. Quaresma gibi her iki kanatta da aynı başarıyla oynayabilen oyuncu bu sezon La Liga’da 14 maçta oynadı, 4 gol atıp 3 asiste imza attı. 31 yaşında olmasına rağmen Holosko, Nobre, Tabata gibi oyuncularla karşılaştırıldığında kısa vadede Beşiktaş’ın hücum opsiyonlarını fazlasıyla zenginleştirecek ve yetenekleriyle büyük fark yaratacak bir oyuncu.



Hugo Almeida: GEÇ ISIRAN “PITBULL”!
Son 15 yıldır birbirinden parlak hücuma dönük orta saha oyuncuları yetiştirip dünya futboluna sunan Portekiz futbolu, bir türlü Figo-Rui Costa ve Cristiano Ronaldo-Simao’ların ortasına koyabilecekleri bir santrfor bulamadığı Dünya Kupaları ve Avrupa Şampiyonaları’nda şampiyonluk yüzü göremedi.


16’lık büyük umut
26 yaşındaki Hugo Almeida, henüz 16’sında Naval’dan Portekiz devi Porto’ya geldiğinde gelecekte Portekiz’in müzmin santrfor sorununu çözebilecek kapasitede bir yetenek olarak değerlendiriliyordu.


Porto’da yapamadı
Ancak Almeida’nın kariyeri beklendiği gibi ilerlemedi. Klasik bir santrfordan çok 4-3-3/4-6-0 karışımı gezgin/patlayıcı bir forvet oyuncusu olan Pitbull lakaplı oyuncu Porto’da kalıcı olmayı başaramadı. Porto’nun B takımından A takımına çıktıktan sonra birkaç kez kiralık olarak başka takımlara giden Almeida, Portekiz’deki profesyonel kariyerinde 75 maçta 12 gole imza atabildi.


İmkânsız gollerin adamı!
2006 yılında Bundesliga’nın güçlü ekiplerinden Werder Bremen’e kiralanan Pitbull, Almanya’da da en başlarda attığı gol sayısından çok gollerinin estetik boyutuyla dikkat çekti. Hami Mandıralı ve Roberto Carlos’u andıran şekilde mesafe tanımaksızın frikiklerden birçok oyuncunun atmasının imkânsız olduğu cinsten goller atan oyuncu, her iki ayağını da başarıyla kullanabiliyor.

Werder’de yeniden doğdu
Portekizli birçok oyuncu gibi iyi bir top tekniğine sahip olan oyuncu, Porto’da Lisandro Lopez’i bir türlü kesemeyince bir de üstüne Edgar ve Farias transfer edilince kiralık gittiği Werder’e bonservisiyle beraber transfer oldu. Klose’nin Werder’den ayrılmasından sonra ise ilk 11’in gediklilerinden birisi oldu ve 2007-8 sezonunda ilk 12 maçta attığı 7 golle göz doldurdu.

İstanbul’daki finalde cezalıydı
2008-09’da yine başarılı bir performans sergileyen Pitbull, Werder Bremen İstanbul’daki UEFA Kupası finalinde sarı kart cezalısı olduğu için forma giyemedi. Geçtiğimiz sezon zaman zaman yedek kalan Almeida, bu sezona harika başladı ve ilk 10 lig maçında 6 gol kaydetti. Son olarak da St Pauli maçında hat-trick yaparken rakibine dirsek attığı için oyundan atıldı.

Nobre ve Holosko’dan sonra büyük heyecan yaratır!
İlk kez 2008’de Portekiz A Milli Takımı’na çağırılan Almeida, Sporting’in Brezilyalı santrforu Liedson Portekiz vatandaşı olunca ilk 11’deki yerini kaybetti ve 2010 Dünya Kupası’na yedek olarak başladı. En büyük sorunu gol sayısındaki istikrarsızlık olan Almeida, zaman zaman sanat eseri golleriyle büyülerken zaman zaman da bir maçta 3 gol atıp 5 maçı tamamen boş geçtiği için eleştiriliyor. Yine de Beşiktaş’ın elindeki forvetlerle karşılaştırınca, Nobre’ye göre çok kolay çalım atabilmesi, her iki ayağını kullanabilmesi ve Holosko’ya göre çok üstün top tekniğiyle fazlasıyla heyecanlandıran bir transfer. 1.91’lik boyu ve Simao, Quaresma gibi vatandaşlarıyla oynayacak olması da cabası!

4 yorum:

alperensaylar dedi ki...

abi ben şahsen beşiktaş adına bu sezon fayda sağlayacaklarına inanmıyorum iki ismin de. şampiyonluğu getirmezler beşiktaş'a bence. yani bir ernst etkisi beklememeli bence beşiktaşlılar. ama tabi eğer doku tutarsa, yazın yapılacak 1-2 takviye + schuster faktörü ile beşiktaş çok can yakabilir.

Gurbet Kartalı dedi ki...

Bence besiktasin tum bu yaptigi transferlerin tamami onumuzdeki sene icin hazirlik... Onumuzdeki sene sampiyonlar liginde oynamayi kafasina koyan bir anlayis var... Tabi bunun icin once ligi en az ikinci bitirmek lazim, bunuda basarabilecek bir kadro mevcut gibi... Ben hala bu takima en az ama en az iki tane cok kalkteli yerli oyuncu transferi yapilmasi gerektigini dusunuyorum... Bir ortasaha ve bir forvet... Bunlar kim olabilir? Biri sezer ozturk olacaga benziyor, digeri ise tam bir muamma...

Adsız dedi ki...

bu sene iniesta ve xavi,hocaların hası bielsa da gelse trabzon şampiyon ama yönetim schusterin arkasında durursa,bu takviyelerle
gelecek sene birşeyler yapar der,saygılarımı sunarım.inanın umur bugay sizden sonra en iyi beşiktaş yazılarını yazıyor.localherooo....

Adsız dedi ki...

sehven umur bugay demişim.haberturk umur talu olacaktı.sürçü lisan ettim.af'ola......